Sosyolojik Perspektif

Toplumsal yapılar, kültürel fenomenler ve insan etkileşimlerini; nesnel veri ve kuramsal yaklaşımlarla analiz eden disiplinlerarası bölümdür.

Stefan Zweig ve Satranç: Sessizliğin Çığlığı ve Ruhun Dilsel Savunması
Biyografik Analiz, Felsefi Düşünce, Kitap Analizleri, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif

Stefan Zweig ve Satranç: Sessizliğin Çığlığı ve Ruhun Dilsel Savunması

Yazar: Hüseyin Süslü

Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın intiharından hemen önce tamamladığı veda niteliğindeki eseri “Satranç” (Schachnovelle), sadece bir oyunun hikâyesi değil, Nazi zulmü altındaki bir insanın zihinsel parçalanışının ve hayata tutunma çabasının dramatik bir belgesidir. Hüseyin Süslü olarak bu metni filolojik ve psikolojik bir süzgeçten geçirdiğimizde, karşımıza çıkan en sarsıcı tema “izolasyon” ve bu izolasyonun yarattığı “zihinsel bölünme” halidir. Bu analizde, Dr. B. karakteri üzerinden insanın kendi zihniyle kurduğu o tehlikeli iletişimi ve toplumsal baskının bireyi nasıl bir iç sürgüne ittiğini inceleyeceğiz.

, ,

Stefan Zweig ve Satranç: Sessizliğin Çığlığı ve Ruhun Dilsel Savunması Read Post »

Jorge Luis Borges ve Alef: Sonsuzluğun Kelime Hali ve Evrenin Dilsel Haritası
Biyografik Analiz, Felsefi Düşünce, Kitap Analizleri, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz

Jorge Luis Borges ve Alef: Sonsuzluğun Kelime Hali ve Evrenin Dilsel Haritası

Yazar: Hüseyin Süslü

Arjantinli edebiyat devi Jorge Luis Borges, “Alef” (El Aleph) adlı eserinde insan zihninin en büyük paradokslarından birini, yani sınırlı bir dil ile sonsuzluğu anlatma çabasını ele alır. Borges’in dünyasında evren, ucu bucağı olmayan bir kütüphane, bir labirent veya bir aynadır. Hüseyin Süslü olarak bu metni filolojik ve metafizik bir süzgeçten geçirdiğimizde, karşımıza çıkan en çarpıcı kavram “Alef” noktasıdır; yani her şeyin aynı anda ve her açıdan görülebildiği o tekil nokta. Bu analizde, Borges’in sembolizmini ve dilin sonsuzluk karşısındaki acziyetini toplumsal bir anlam arayışı üzerinden inceleyeceğiz.

, ,

Jorge Luis Borges ve Alef: Sonsuzluğun Kelime Hali ve Evrenin Dilsel Haritası Read Post »

Maalouf’un analizinde, kelimeler sadece iletişim kurmaz, aynı zamanda cepheler oluşturur. "Biz ve Onlar" ayrımı, dilsel bir manipülasyonla kitleleri uyuşturmak için kullanılır.
Barış ve Savaş Analizleri, Biyografik Analiz, Dinler Tarihi Analizleri, Felsefi Düşünce, Kitap Analizleri, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif

Amin Maalouf ve Kimliklerin Savaşı: Aidiyetin Grameri Üzerine Bir İnceleme

Maalouf’un temel tezi, insanın pek çok farklı aidiyetin bir bileşimi olduğudur. Ancak modern toplumlar ve ideolojiler, bireyi bu aidiyetlerden sadece birini seçmeye ve diğerlerini reddetmeye zorlar. filolojik açıdan incelediğimizde, “kimlik” kelimesinin Latincedeki identitas kökeninden gelen “aynılık” vurgusunun, toplumda “ötekini dışlayan bir aynılık” olarak kodlandığını görürüz.

İnsan; diliyle, inancıyla, mesleğiyle ve anılarıyla bir bütündür. Maalouf, bu bütünlüğü parçalayıp insanı tek bir etikete (din, ırk veya ideoloji) indirgemenin onu “ölümcül” hale getirdiğini savunur. Sosyolojik olarak bu indirgemecilik, sitemizin de üzerinde durduğu “geleneksel şirket” ve “uydurulmuş aidiyetlere” giden yolu döşer. Bir insanı sadece bir aidiyete mahkûm etmek, onu Yüce Allah’ın yarattığı o muazzam çeşitlilikten koparıp, dar ve çatışmacı bir kalıba sokmaktır.

, ,

Amin Maalouf ve Kimliklerin Savaşı: Aidiyetin Grameri Üzerine Bir İnceleme Read Post »

Selanik’te başlayan ve Moskova’da son bulan bu fırtınalı ömür, uydurulmuş ideolojik korkuların bir insanı vatanından nasıl koparabileceğinin en acı kanıtıdır.
Biyografik Analiz, Felsefi Düşünce, olay, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz

Nazım Hikmet: Mavi Gözlü Dev’in Memleket Sevdası ve Hakikat Aşkı

Türk şiirini hapishane duvarlarından dünya meydanlarına taşıyan Nazım Hikmet (1902-1963), sadece bir şair değil, uydurulmuş sınırların ve yapay nizamların ötesinde bir “insanlık davası” gütmüş bir şahsiyettir. Nazım’ı incelediğimde, onun sitemizin “uydurulmuş nizamlar” eleştirisine “Memleketimden İnsan Manzaraları” ile en büyük sosyolojik katkıyı sunduğunu görürüz.

, ,

Nazım Hikmet: Mavi Gözlü Dev’in Memleket Sevdası ve Hakikat Aşkı Read Post »

Gerçek Din: Özgürleştiren Tevhid
Barış ve Savaş Analizleri, Biyografik Analiz, Dinler Tarihi Analizleri, Felsefi Düşünce, Halk Kültürü Analizleri, Kitap Analizleri, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz

Ali Şeriati: Dine Karşı Din ve Tevhidin Berrak Sesi

İslam düşünce tarihinin ve modern sosyolojinin en sarsıcı isimlerinden biri olan Ali Şeriati, “Dine Karşı Din” teziyle sadece bir kavramsal ayrım yapmamış; aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir illüzyonu deşifre etmiştir. Şeriati’ye göre insanlık tarihi boyunca asıl savaş dindarlar ile dinsizler arasında değil, “gerçek din” ile “sahte din” arasında yaşanmıştır. Ahmet Karadeniz olarak bu analizde, Şeriati’nin bu devrimci

, ,

Ali Şeriati: Dine Karşı Din ve Tevhidin Berrak Sesi Read Post »

Uydurulmuş İhtiyaçlar ve Ruhun Prangaları
Barış ve Savaş Analizleri, Biyografik Analiz, Dinler Tarihi Analizleri, Ekonomi ve Strateji, Felsefi Düşünce, Halk Kültürü Analizleri, Kitap Analizleri, Medya ve Perspektif, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz, Teknoloji ve Yapay Zeka

Henry David Thoreau ve Walden: Doğadaki İlahi Tasarımın İzinde

Amerikan edebiyatının ve transandantalist düşüncenin mihenk taşlarından Henry David Thoreau’nun “Walden” adlı eseri, modern insanın hırslarından arınıp özüne dönme çabasının en yalın vesikasıdır. Thoreau’nun Massachusetts’teki Walden Gölü kıyısında, kendi elleriyle yaptığı bir kulübede geçirdiği iki yıl, sadece bir inziva hikâyesi değil; aynı zamanda uydurulmuş ihtiyaçlar ve sahte toplumsal maskelerden kurtulup hakikati tefekkür etme yolculuğudur.

,

Henry David Thoreau ve Walden: Doğadaki İlahi Tasarımın İzinde Read Post »

Saliha Gök Yaşar Kemal'in hayatını ve İnce Memed romanını toplumsal adalet ve uydurulmuş nizamlar eleştirisi üzerinden akademik bir dille inceliyor.
Barış ve Savaş Analizleri, Biyografik Analiz, Dinler Tarihi Analizleri, Ekonomi ve Strateji, Felsefi Düşünce, Halk Kültürü Analizleri, Kitap Analizleri, Medya ve Perspektif, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Perspektif Analiz, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz, Teknoloji ve Yapay Zeka

Yaşar Kemal: Çukurova’nın Epik Sesi ve İnce Memed Destanı

Yaşar Kemal’in dünyaca ünlü başyapıtı “İnce Memed”, uydurulmuş bir feodal nizamın (ağalık sisteminin) köylü üzerindeki zulmüne karşı verilen efsanevi bir isyandır. Nazlı Aral perspektifiyle baktığımızda; Abdi Ağa’nın temsil ettiği nizam, Yüce Allah’ın toprağı tüm insanlığa rızık olarak vermesine rağmen, gücü elinde tutanların uydurduğu sahte bir otoritedir.

, ,

Yaşar Kemal: Çukurova’nın Epik Sesi ve İnce Memed Destanı Read Post »

Bir Toplumsal Veba Olarak Uydurulmuş Dogmalar
Biyografik Analiz, Felsefi Düşünce, olay, Ontolojik Felsefe ve Bilim, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz

Albert Camus ve Veba: Modern Zamanların Ruhsal Karantinası

Fransız edebiyatının ve varoluşçu düşüncenin en güçlü kalemlerinden biri olan Albert Camus, “Veba” adlı eserinde sadece tıbbi bir salgını değil, insanlığın maruz kaldığı ahlaki ve zihinsel çöküşü bir alegori üzerinden ustalıkla işler. Cezayir’in Oran kentinde aniden ortaya çıkan ve şehri dış dünyaya kapatan veba salgını, aslında her devirde toplumu içten içe kemiren “uydurulmuş doğruların” ve “anlam yitiminin” bir simgesidir. Abdulkadir Karaoğlu olarak bu analizde, Camus’nün yarattığı bu karanlık atmosferi, günümüzün toplumsal vebaları ve sitemizin temelini oluşturan hakikat mücadelesi perspektifinden ele alacağız.

, ,

Albert Camus ve Veba: Modern Zamanların Ruhsal Karantinası Read Post »

Şukufe Nihal Başar Analizi
Biyografik Analiz, Felsefi Düşünce, Halk Kültürü Analizleri, Kitap Analizleri, Medya ve Perspektif, olay, Sosyolojik Perspektif, Tarihsel Süreç ve Analiz

Şukufe Nihal Başar: Modernleşme Sancısının Zarif ve Yalnız Sesi

Türk edebiyatının ilk kadın mezunlarından ve aktivist kalemlerinden biri olan Şukufe Nihal Başar (1896-1973), hem bir dava kadını hem de modernleşme sürecindeki Türk aydınının yaşadığı içsel parçalanmışlığın en hüzünlü temsilcisidir. İstanbul Darülfünun Coğrafya bölümünden mezun olan ilk kadın olarak tarihe geçen Şukufe Nihal, hayatı boyunca toplumsal meselelerle bireysel duygu dünyası arasında bir denge aramıştır.

, ,

Şukufe Nihal Başar: Modernleşme Sancısının Zarif ve Yalnız Sesi Read Post »

Sâmiha Ayverdi Analizi
Biyografik Analiz, Halk Kültürü Analizleri, Kitap Analizleri, olay, Sosyolojik Perspektif

Sâmiha Ayverdi: Bir Medeniyetin Zarif Vedası ve İrfan Mektebi

Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının en mutasavvıf, en vakur kalemlerinden biri olan Sâmiha Ayverdi (1905-1993), ömrünü bir medeniyetin enkazı altından hakikat pırıltılarını toplamaya adamıştır. İstanbul’da, bir şehzade terbiyesiyle yetişen Ayverdi, sadece bir romancı değil, aynı zamanda dağılan bir imparatorluğun manevi genlerini Cumhuriyet nesline aktarmaya çalışan bir “kültür köprüsü”dür.

, ,

Sâmiha Ayverdi: Bir Medeniyetin Zarif Vedası ve İrfan Mektebi Read Post »

Scroll to Top