Hayatı ve Fosil Tutkusu 21 Mayıs 1799’da İngiltere’nin Dorset kıyısındaki Lyme Regis’te doğan Mary Anning, çok mütevazı bir aileden geliyordu. Babası bir marangozdu ve boş zamanlarında kıyıdaki kayalıklarda fosil arayarak ailesine ek gelir sağlardı. Babasının ölümünden sonra, henüz çocuk yaşta olan Mary, hayatta kalmak ve ailesini geçindirmek için bu “fosil avcılığı” işini profesyonel bir seviyeye taşıdı. Kıyılardaki sarp kayalıkların tehlikelerine rağmen, o zamana kadar görülmemiş devasa fosil kalıntılarını gün yüzüne çıkardı.
Bilim Dünyasına Devrimsel Katkıları Mary, resmi bir eğitim almamış olmasına rağmen, kendi kendine jeoloji ve anatomi öğrendi. Onun buluşları, o dönemin bilim dünyasında “kutsal kitap” anlatılarını sarsacak kadar büyüktü:
- İhtiyozor (Ichthyosaurus): 12 yaşındayken, tarihte bilimsel olarak tanımlanan ilk tam ihtiyozor iskeletini buldu.
- Pleziozor (Plesiosaurus): Bilim insanlarının “bu bir sahtekarlık olmalı” diye şüpheyle yaklaştığı pleziozor fosilini keşfetti.
- Pterodaktil (Pterodactylus): İngiltere dışındaki ilk pterodaktil fosilini gün yüzüne çıkaran kişiydi.
Zorluklar ve Geç Gelen Takdir Mary Anning, yaşadığı dönemde Viktorya dönemi İngiltere’sinin hem sınıf ayrımcılığıyla hem de cinsiyet bariyerleriyle mücadele etti. Bulduğu fosiller, dönemin erkek bilim insanları tarafından makalelerde kullanıldı ancak Mary’nin ismi çoğu zaman bu makalelerde anılmadı. Ancak o, fosillerin dizilişi ve yapıları üzerine o kadar derin bir bilgiye sahipti ki, dönemin en saygın jeologları bile keşiflerinde ona danışmak zorunda kalıyordu. Bugün paleontoloji biliminin “ana figürlerinden” biri olarak kabul ediliyor.
