Aliya İzzetbegoviç’in ilk kez 1980 yılında yayımlanan başyapıtı Doğu ve Batı Arasında İslam, sadece bir din felsefesi kitabı değil; antropoloji, hukuk, sanat ve tarih üzerinden insanlığın varoluşsal krizlerine sunulmuş bir çözüm manifestosudur. İzzetbegoviç, “insan”ı merkeze alarak dünyayı materyalizm (Batı) ve mistisizm (Doğu) arasındaki gerilim hattında inceler ve İslam’ın bu iki uç arasındaki “orta yol” olma vasfını akademik bir titizlikle temellendirir.
Üç Dünya Görüşü: Din, Materyalizm ve İslam
İzzetbegoviç dünyayı üç ana perspektife ayırır:
- Materyalizm (Batı): İnsanı sadece biyolojik bir makine, toplumu ise ekonomik bir düzenek olarak görür. “Medeniyet”i (teknik ilerleme) temsil eder.
- Din/Mistisizm (Doğu): İnsanın sadece ruhuna odaklanır, dünyevi olanı küçümser. “Kültür”ü (manevi derinlik) temsil eder.
- İslam: İzzetbegoviç’e göre İslam, ne sadece bir din ne de sadece bir sosyal düzendir; o, “teslimiyet” ile “eylem”in, ruh ile maddenin muazzam sentezidir. İnsan hem gökyüzüne hem de yeryüzüne aittir.
Medeniyet vs. Kültür
Eserdeki en çarpıcı analizlerden biri “Medeniyet” ve “Kültür” ayrımıdır. İzzetbegoviç’e göre teknik ilerleme (medeniyet) insanı konforlu yaşatırken, manevi değerler (kültür) insanı “insan” yapar. Modern dünyanın trajedisi, kültürün medeniyet tarafından yutulmasıdır. İslam ise bu iki kavramı dengede tutarak insanın bütünlüğünü korur.
Sonuç: Üçüncü Yolun İnşası
Doğu ve Batı Arasında İslam, Müslümanlara ve tüm dünyaya; ne Batı’nın mekanik ruhsuzluğuna ne de Doğu’nun dünyadan kopuk pasifizmine teslim olunması gerektiğini söyler. Perspektif Analiz Kütüphanesi’nde bu eser; stratejik düşünce, medeniyet kuramı ve modern çağda Müslüman kimliğinin entelektüel inşası için en temel rehberdir.
